19 Ağustos 2010

yine!


Demiştim sık sık sınanır merhametim....

Ha zaten canına tükürdüğüm algıda seçiciliğin bir de gözüme gözüme sokulan yanı vardır ki o artık, kafanı çevir ve görme!, yangın olsa bakma! gibi düzeyleri geride bırakır, elim kolum kilitlenir, dinlemeye odaklanır ve ağır sarsıntıya itilirim!Kasti hareket bunlar!Kasti!

Mesela önceki evimde tam mutfak camımın karşısındaki evde zihinsel engelli bir erkek çocuğu vardı.İlk gün farketmiştim onu.Yakışıklı, 20li yaşlarda bir gençti.Sanırım ailesi onun balkona çıkıp birilerini rahatsız etmesinden çekiniyorlardı!Oysa ne kadar tanıdıktı onlar....

Yine aynı evimin en çok vakit geçirdiğim yine aynı mutfak camından çok yakın görülebilen başka bir ev vardı, orda da sürekli mavi bir bone takan ve nerdeyse tüm vaktini pencereden bakarak geçiren, yaşını tahmin edemediğim, yine zihinsel engelli bir genç kız vardı.Sanırım annesi yoktu çünkü hep baba asıyordu çamaşırları....

Şimdi kafa dinlemek için geldiğim şu yerde başka bir mesele işgal ediyor beynimi:
Kadın ciddi, ağır bir dönem geçiriyor bugün habire anlattı: Kafatasının metallerle zımbalanmış kaç parçadan oluştuğunu anlatırken, alnına bastırdığında oynayan parçayı gösterdi, arka tarafta yarı açık durumdaki yaranın zaman zaman aktığını, göz ve beyin arasındaki bağlantının anlamını, alanı algılamadaki güçlüğün nasıl bi duygu olduğunu, beynin yarısının açıkta kaldığı bir durumda ellerini dişine sürdüğünde demir parmaklıklara demir bir çubukla dokunuluyormuşcasına gürültü uyandırdığını....birçok şeyin hatırlanamadığını, uzun geçen koma döneminden sonra "bana noldu" sorusunu anlatdı da anlattı....!ben dinledim ve kazıdım beynime, ne diyebilirdi insan; boşver makyajla kapatabilirsin yaralarını mı!!Ona anlattıklarının mucizevi şeyler olduğunu, şaşırarak ve insan yaradılışına olan hayranlığımla dinlediğimi söyledim- ki öyleydi!Kadın yaşıyan bir mucizeydi!
Ve Tanrı yine benim için ORDAYDI!

3 yorum:

  1. roman gibi karakterler bulmuşsun tuttuğun evlerde. bakış açının genişliği de var tabii.

    YanıtlaSil
  2. İbretlik öyküler. Ne mutlu sana ki böyle şeylerle karşılaştığında payına düşeni hemencecik alıyorsun oradan. İbret alan, ders alan insanlardan korkmam. Tanıdıktır bana ve olabilecek her duruma. Ağzına, yüreğine, gözlerine sağlık Sonsuzkuyu...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...