05 Eylül 2010

rahat--sız bi yazı

Rahat ol diyordu herkes!

Israrla “rahat ol”

“Çizim yaparken düşme içine, mercek mi istiyorsun” nedir bu detaycılık?

Fizik tedavi uzmanı “rahat bırakın kaslarınızı, nedir bu gerginlik, bu hareketleri kasılarak değil, kendinizi rahat bırakarak yapmalısınız!”

direksiyon hocası koluna vurarak “kamyoncumusun sen, ne biçim vites değiştiriyorsun, rahat bıraksana kendini”

değer verdiği biri“tabii evladım rahat olmak lazım, fekat biz bunu niçün yapamıyoruz!”

Annesi “aynı baban!”

Babası “takma okadar!”

Kocası “bu kas gevşetici kremlerin tadı ne beter!”

Kardeşi”abartıyorsun abla!”

Heyyyyyyyyyt be!

“Rahat” sızım işte! Var mı ötesi! “yok başka bi şey olma seçeneğim”!

Bu hayattaki her şeyi umursuyorum, önemsiyorum, ciddiye alıyorum, evet alasından abartıyorum, bişeye taktım mı sabaha kadar onla uğraşıyorum, bişeyi sevdim mi canını çıkartana kadar evirip çeviriyorum, bişeyden nefret ettim mi öldürene kadar vuruyorum!

Çünkü bişey ya vardır benim için ve varsa gereği yapılmalıdır, yoksa “yok” zaten!

Hayatta her şey layıkına göre olmalıydı!

Çünkü Tanrı her şeyi layıkolduğu gibi yaratmıştı!

Öyleyse bendeki liyakat da buydu!


1 yorum:

  1. Belki delilik gibi ama,yürekten yaşamak yüreğiyle yaşamak bu..

    Kendin olmak ve kendin kalmak..
    Kendin gibi davranmak..
    Kendini yaşamak...

    Anlamak..!!! belki ama..
    Anlaşılmayı beklemek beyhude..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...