03 Eylül 2010

ankarada "SON"bahar

ve işte yine o muhteşem koku...
hatırlattıkları hep aynı...
bi aşk bitmiştir ve kanamadığını zannetmektesindir ta ki onu bidaha görene dek...
başına buyruksundur, dibine kadar özgür!
güneş cılız ve herşey sararmaya yüz tutmuş..
tuhaf bi kokudur o; hani sarı bi asma yaprağını koparıp kökünü kokladığındaki koku, ya da bağ bozumu üzümün tadı gibi, biraz mayhoş ama çürümeye meyilli...tanıdık....
ve güneş tuhaf ısıtır, ayaklarının altında sararmış çınar ve atkestanesi yaprakları , suratında terketmişliğin verdiği müstehzi gülümseme, kulağında sevdiğin tenorün (hani o rehin almayı düşündüğün)- bayıldığın şarkısı "Maria", yeni bi hayat, yeni bi başlangıç, yeni bi kitapçı, bol köpüklü kahve yanında iki sigara, yok aklında seni üzmeye cesareti olan bişey....

ve burnunda o koku
içine çek ...!
vaktidir!

sen nerden bileceksin;
bu şehre en çok sonbahar yakışır...


3 yorum:

  1. Öyle güzel anlatöışsın ki...
    Bir sonbaharda orada olabilmek dileğiyle.

    YanıtlaSil
  2. umarım, gelirsen beni bul.

    YanıtlaSil
  3. emin ol ilk seni göreceğim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...