31 Aralık 2010

o oooo


koca bir yıl daha ha!

Vallahi zahmet,
eziyet!
Billahi külfet!!!


30 Aralık 2010

özet


Bu bir seçimdi!

Ya hayatı yaşarsın

Didinerek

Hayatın içinde!

Ya hayatı izlersin

Korkak ve ıssız bir gölgede..

İşte özet buydu!


29 Aralık 2010

hı?

“Vicdanının sesini dinle bak ne diyor….”

Bi halt demiyor!demeye gücü mü yetiyor!


Önce bendeki hesap kesilir, çok alacağım var…

Nerdeydi o vicdan dediğin gardroba saklandığımda! her dayağa kaç vicdan düşüyordu?

Tutsana elimi, bak vicdanın elimi yakıyor anne!

Saf, öpülesi çocukluğumun ilk aşkı; vicdanın nerde, hangi bacak arasında? Şimdi hangi dantelsi kızlık zarında!

Ey güzel dostum, hani yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, kaç grammış çekip giderkenki vicdanın, darasını al tartsana?

Hangi vicdan!

Ve eyy günahsız oğlu günahsız; yatalak kalktığım sabahları, yerde sürünerek doğrulmaya çalışmak, karın doyurmak, parlatmak fayansları, karılık etmek…sırf yaşamak inadım yüzünden akça pakça vicdanın!!!

Hangi vicdan! Merhametle saçıma uzanamayan elin vicdanı mı,

Bir illet tuttuğunda, kulaklarını tıkıyan yaşlı bir kadının kör vicdanı mı,

Bi yanda ateşle kıvranan bi yavrunun haczine gelmiş bir memurun vicdanı mı,

Yoksa çekip gidenin, kilometrelerce öteden beynimin zonklamasına milyarlar yatıran bir adamın vicdanı mı!

Ben boktan bi şehrin dandik hastane koridorlarında günde 3 kez beynim dondurulurken kaybettim vicdanımı! Ben namluya sürülmüş bir kurşunu avuçlarken , adını bilmediğim birilerini tartaklarken, çocukken, gençken, sen ve kimse yokken kaybettim vicdanımı!

Merhamet ettiğim bit kadar adamın şuan gebermesini izliyor vicdanım!

Vicdanım duvarda asılı, vicdanım ipek çoraplarımın içinde…

vicdanım 6 yaşında susan bi kız çocuğunda, plastik bir bebeğin sarı saç telinde, yetim bıraktığım yavru bi kedide!

Vicdanım acınası bir kadının son sözünde!


Sonra halledilecek hesaplarımız var, sen anlamazsın!

2 cennet 1 cehennemi götürecek!


Bidaha "vicdan" deme bana!

hadi bak işine.....!


28 Aralık 2010

"fibromyalgia" lı sabahlar....


Güne tebessümle, fibromiyaljiyi selamlayarak başladım...

al sana 33 yılın hasar raporu:
-boyunda rotasyon
-gerilim tipi migren
-burunda deviasyon
-gastrik ülser
-solkol sinir sıkışması
-fibromiyalji
yumurtalık kistinden hallice 3 laparoskopi dikişi
+sezeryan kesisi
üst full protez diş
-dismenore...


eee dostum ne sandın; her kelimenin, her virgülün baksana ödenmiş hesabı:)))

şimdi yerdeki terliklerimi eğilerek giyebildiğim her sabaha şükrediyorum...

bazen gülerek düşünüyorum;
eyy tıp nelere kadirsin, "natural selection" a kafa tutmaktayım;)

(Günden notlar: bugün militarist yanım tavan yapmış durumda, sal beni Samothrakiyi alacam(!)


alttakine takılanlara:


26 Aralık 2010

uyku arası düşü....Libertango

(Saat sabahın 5’i

Niye karnım ağrıyor sanıyorsun!)

Beni hapset aklına

Bana işkence et

iflah olmıyayım bidaha…

sevmekten adamlıktan çık!

kaç çeşit ölebilirsin

göstersene bana!




22 Aralık 2010

ARZUHAL

Okuduğum kitaplarla dalga geçiyorum artık ve sabredemiyorum sonlarına...
-Bana kitap öner!!!

Çok sıradan geliyor TV haberleri; şöyle yeni, sarsıcı bişey olsun memleketimde!
Gazete haberleriyse sıkıyor artık; bi seri katil töresin mesela, ne kadar kardiyolog varsa öldürsün bu ülkede!

Sokaklarda geziyorum; herşey aynı, herşey yerli yerinde...
Bana tapınacağım bir yüz ver!!!

Sıyrıldım bak tüm günahlarımdan,
Beni yorma;
Bana sana varacak
En kısa yolu göster!

(Mümkünse....)
Saygılarımla....
(Kulunuz)


20 Aralık 2010

durum

Başa sarıp sarıp salak bi şarkının nakaratını dinliyorum…

Şimdi soracaksın sen bana “Allah için neyaptın bugün” diye…

Allah için ne yaptım biliyomusun;

Bigün daha taşıdım bu canı!!!

Ne keyifsiz bi kadın oldum son zamanlarda, oysa gel gör ki günlük hayatta pek inandırıcıyım bi başkasını oynamakta!

eee neylersin;

hiç kuramıyacağı cümlelerin hayranı, yaşamadığı sözcüklere inanan ve inandırmaya çalışanlarla dolu bu hayat!


19 Aralık 2010

dip


Luzumsuz akıp giden bir hayatı durdurabilirmisin?
gell yandaş olalım seninle...
Soydaş olmayalım ama senin açından tehlikeli bişey!


Sen, sen ,sen diyorum hep...
Hu kimsin sen???

dalgın...



BUGÜN HERŞEY SOĞUKTU DIŞARDA
VE BEN DALGINDIM...



(NOT: Tasarım aşamasında karaladığım (http://2.bp.blogspot.com/_8qS4wRkXHmc/TO72MS40m3I/AAAAAAAAAMk/f5ZyxmCBsuY/s1600/camur.JPG) üç boyutlu formun işte formunu bulmuş hali:)
ilerde son halini de paylaşacağım..(başka yok ama, bu memleket yaratıcıya hasret(!)



16 Aralık 2010

2010...


2010 un ne hayrını gördük!

Gördük gördük….

Gördük ki esnemesi imkansız doğrular eğrilebiliyor, gördük ki baştan sonu görünen yolları yürümeye çabalamak manzarayı komikleştirmekten başka bir işe yaramıyor …Gördük ki insan bi anda ameliyat masasına yatıyor, bir anda muhit değiştiriyor, bianda kendi için imkansızı başarabiliyor(!)

Ha bi de “yeter ki sen iste” yi gördük! Sen iste; en çirkin güzel olsun, sen düşle her şey müthiş bir kılığa bürünsün…sonra sen iste birden her şey ilk boktan haline dönsün!

Bazen gitmek lazım onu gördük….Gitmek, bırakmak, kaçmak…

Gördük ki bikaç dikiş izine daha müsait bu bünye, gördük ki temeli sağlam, kökü derinlerde bir “aile”, gördük ki; aşağılanmayı hak edenler her daim kafasına vurularak aşağılanmalı hatta nefes aldırılmamalı bu hatsizlere!!!!Gördük ki merhamet “sevmeye” yetmiyor, hatta ucu kaçınca küfre meylediyor insan!

Gördük ki siyaset feci bir hastalık, bikez bulaştın mı sonu gelmiyen gavur bişey!

Gördük ki doğru bildiklerimiz her daim doğru, yanlışlarsa her daim yanlış!

Gördük ki pek büyümüşüz, pek bi adam olmuşuz!

Gördük ki para lazım bişey, yarından tezi yok kemeri sıkmaya başlamalıyızJ

Gördük ki “delikanlılık” kiminde nikelaj bişey, çabuk dökülüyor uçkura bağlanınca!

Gördük ki kime güvenip kime güvenmiyeceğimizi hakikaten bilecek yaşa gelmişiz!

Gördük ki az pişmişiz, pişmeyi öğrenme yolundayız!

Gördük ki Tanrı 3 kuruşa 5 şey öğretiyor anlayana!

Gördük ki görülecek yaşanacak daha çoook şeyimiz varmış!

Gördük ki aslında biz hata kaldıramıyacak yaştayız!


Gördük ki meğer

“GÜVEN”,

“DÜRÜSTLÜK” en önemli şeymiş hayatımızda!

Ve gördük ki;

İnsan en çok birbaşınayken huzurluymuş…


14 Aralık 2010

garibim benim!

Oyy garibim...
Değmeden sızlayan
Yaram benim!
Çocukluğumun sorgusu,
Gençliğimin isyanı......
Bilsen;
Ben senin yerine
Ne çok küfrettim!
Sen, gül...
Bilmeden gülenim;
Ömrüm uzasın benim!
Sen sormuyorsun ya
Sebebini hayatın;
Ben sordum,
Ben küstüm,
Ben ağladım...

Oyy garibim...
En derin acım;
Kardeşim
benim!

11 Aralık 2010

so" winter" time!!!


ben böyle bi havada bunu duyarak ölmeli, bunu duyarak gömülmeliyim...

bugün çam ağaçları çok şıktı...
bugün salak beyaz bi sevinç vardı içimde; yanağım otobüs camına dayalı bunu dinlerken...


08 Aralık 2010

ben-sen-biz-siz-onlar


niçin sendelemeden almıyorum gardımı!
iyisi mi sen sıkısından bi yumruk salla evvela!
hırpala beni...
ben kendimden bilemem ki seni!!!



(kelalaka bişey:
bi bana, bi kendine(!)
sonra da etrafına bak!
herkes layık olduğuyla
layık olduğunu yaşar UNUTMA!!!



07 Aralık 2010

biraz...

Biraz aşsam duvarı “egoist”,

Biraz gerilesem “zavallı”,

Biraz meydan okusam “deli”,

Biraz aşık olsam “züleyha”,

Biraz sussam “lal”,

Biraz vursam “cani”,

Biraz bilsem “aydın”,

Biraz inansam “evliya”,

Biraz sezsem “kahin”,

Biraz anlasam “usta”,

Biraz yazsam “şair”,

Ve sen….

Biraz itsen “uçurum”!

(Kaptırıyorum kendimi “kendime”!

Başaramıyorum “ortası” olmayı!

Denge fakiriyim ben!

Ya Sen!!!!

Nasıl dengeliyorsun herşeyi???)


02 Aralık 2010

kulun kula isyanı

(gün içinden seçmece)

susmaktan yorulan kadın
dedi ki ötekine:
-Allah bitek senin Allahın mı?
Seni gören elbet bigün beni de görür!!!







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...