25 Eylül 2011

yazınca geçti :)




Freud deyyusu buna kesin bi ad koymuştur bilen bilir ben ilgilenmiyorum !

Sanırım benim insani iç dürtülerimden(!) en gelişmişi saldırganlık!

Yok öyle öfkemi giyinip çıkmıyorum dışarıya…gayet zarif ve gayet uysal, gayet melek, en sevimli yanımla başılyorum güne…sonra içimdeki mükemmelliyetci manyak dürtüyor beni!

Ana tarafım uysal ve tepkisiz, baba tarafım zır deli olunca haliyle ortaya denge sorunu yaşayan bir hilkat garibesi(!) çıkıyor …secerelerine bakılsın insanların evlenirken, huyları suları kontrol edilsin, 7 ceddlerinin asabiyet ortalaması alınsın ve ona göre akli sağlığı yerinde bir nesil için(!) çocuk izni verilsin! (ilgili makamlara….)


Öfkeleniyorum ben…!

Boş lakırdılara…

Bir cümleyle sığacak mevzuyu 2 saatte anlatan çenesi düşüklere…

Sonucu baştan bilip, varılan yolda yorulanlara…

Uzatanlara!

Uzatanlara tahammül edenlere..!

Cumartesilere saçma sapan anlamlar yükleyenlere…

(oysa sonsuz cümleyle devam edebilir bu yazı ama bendeniz yazdıkça ve okudukça öfkelenenlere de öfkelenirim…………)


Ha bi de;

Ulan şu tezgahtarların, bilmem ne başkanının, pazarcının, sokak satıcısının, eşin dostun hatta hiç tanımadığın, ilk kez karşılaştığın insan evladının ağzına sakız ettiği "CANIM!" hitabını icat edenin, kullananın, özenenin, özendirenin ta..... "canına" .....!

Canınız çıksın be!





10 Eylül 2011

dil...


Fakat O niçin emanete hıyanet etti?
Nasıl bir sahipti ki
Kimsesiz , güçsüz bıraktı
Bir kıyamet yerinde!
Bir dilsizin anlattıklarıydı bunlar


Bir ben duydum!
Sana fısıldadım..
Bir başkasına,
Bağırarak anlatasın diye!


09 Eylül 2011

tuttttttt!


Tut !

Düşerim ben!

Tut!

Dilim tutuldu!

Tut!

Bozarım ben!

Tut!

Kaçarım!

Tut!

Koparım!

Tut!

Uçarım!

Tut!

Hafifim havadan!

Tut!

Başım göğe erdi!

Tut!

İçim dışımda!!

Tut

Ödüm ….

Tut

Ağzım kulaklarımda!

Tut!

Yüksekten korkarım ben!



06 Eylül 2011

sana diyorum Abidin!



Ahhh Abidin …

Çizeydin ya şu mutluluğun resmini!

Yenir mi, yenilmez de yanında mı yatılır , en çok hangi renge çalar, koklanan bişey mi, dokunası gelir mi insanın, andırır mı bi şekli şemali göreydik !

Bi ağaç karalayıp dalına bi kuş kondurup aha da bu demezdin demi! Abidin?

Ahhh Abidin yapmış olaydın ya… ne para ederdi şimdi ! Mutluluğun adı bile yeterdi! Onu görmek isteyecek milyonlarca insan var bu memlekette! Muhtemelen röpteşambırlı biri, elinde viskisiyle duvarda izlerdi her gece o resmi…


İnsan iki fırça sallardı be yalandan !

Yemedi demi çizemedin…..!


Abidin!!!! Sen hiç mutlu oldun mu?


Boşver ben de yazamıyorum zaten…



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...