22 Nisan 2012

beş otuz...




Sana ben bir ömür ızdırap bırakıyorum, söylenmiş sözler altına çizikler….
Sana zindan bırakıyorum; günü gecesine karışmış zifiri karanlıklar….
Sana en keskin, en acı yanlarımı,
Sana adlar, hitaplar, çalakalem yazılar…
Sana hiçbir sözlükte olmayan anlamlar…
Bırakıyorum…
Sana çığlık saatler,
Sana bir yıla sığacak
Bir ömür bırakıyorum!
Sana nağmeler, sana ninniler,
Sana insanlığımı bırakıyorum!
Yaşanmamış baharlar
Ölü düşler …
Sana sözcükler bırakıyorum
Hergün yeni anlamlar yükleyeceğin…
Ve renksiz fotoğraflar …
Nazımı bırakıyorum sana
Günahımı…
Sana kocaman bir yürek ,
Canımı
Ciğerimi…
Bir hikaye bırakıyorum sana
Yazanın ben olmadığı…
Sana isyan, sana külfet…
Sana düşler bırakıyorum
Ya olsaydılı…
Sana bir muhasebe bırakıyorum,
Sana sual…
Sana sarıyı bırakıyorum,
Ve Pembeyi…
Ve Beyazı!
Sesimi bırakıyorum,
Sağır kulaklarımı…
İntikamı alınmış bir şehir bırakıyorum sana,
Hırpalanmış zamanları…
Hiddetimi
Sancımı bırakıyorum sana
Ve Tanrımı…

7 yorum:

  1. Bunca anlamlı sözlerden sonra içim acıdı Sonsuzkuyu...
    Yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. İnsan tanrıyı ve inancını bırakabiliyorsa, kendini ve varlığını bırakıyor demektir. Kimliksiz ve kişiliksiz bir varlık gibi yaşıyor gibi yapıyor demektir.

    YanıtlaSil
  3. bu kadar ağır yükü kim taşıyabilir ki..!

    YanıtlaSil
  4. Özlem selam, nerelerdesin? ben okuyorum yazılarını!
    buarada eyvallah...

    YanıtlaSil
  5. Profösör;
    "gibi yapmak" bişey gibi olanların işidir:)
    selam ve hürmetlen...

    YanıtlaSil
  6. Budeliçocuk;
    ben bıraktım,
    güçlü olan taşır...

    YanıtlaSil
  7. buralardayım, aklıma estikçe girip yazıyorum, ha bir de seni okuyorum...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...