28 Temmuz 2012

Uyumak… görmemek tek bir dize yaşama dair !





Gözüm!
Sana yok ki hiç
Söyleyecek sözüm!
Kendim eder
Kendime der
Kendimden bilirim ben…


25 Temmuz 2012

ayan/beyan


İçimde tuhaf bi his var…

Sanki herşey üst üste gelecek…

Ve güleceğim bigün herşeye…

Kah yaşarken,

Kah toprağa giderken…

Ama bigün…

herşeye...


23 Temmuz 2012

Tanrıdan gelen yüce Kut...


Sevebilmek doğuştan gelen, çoğu kez de kalıtımsal bir yetenektir…
Bi adamın, bi kadının bi çocuğu, bi bebeği sevişinden sevebilme yeteneğini de, nasıl seveceğini de tahmin edebilirsin iyi izle!
Hem sonra nasıl dokunuyor, acıtarak mı seviyor, ciğeri mi yarılıyor severken…
Ve o sevme esnasında sesine kulak kesil…nasıl oluyor ses tonu, ya hitabı, nasıl hitap ediyor…böyle bilinmedik kendince hitaplar uyduran bişeydir sevgi! kişiye göre türetir onu insan ve derinden biyerden fışkırır işte….
Sevme yeteneği doğuştan geldiği gibi aynı zamanda aile içerisinde gelşimini tamamlayan bişeydir…bakın etrafınıza sevmeyi beceremiyen insanlara…onlar sevilmemiştir ki sevmenin şeklini bilip uygulayabilsinler! İş size kaldıysa çok geç olmuştur artık…ne öğretebilirsiniz ne öğrettiğinizi sandığınız şeyin karşılığını beklemeyebilirsiniz…
Biz olmadık şeyler için de dayak yerdik ve lakin sevilirdik de, hitapları vardı babamızın;
En.çok da “ana kızım” derdi başımızı okşarken, bi de ağlardı öyle heye yoka…ilk karneye, ilk karalanılan resme, ilk yazılan şiire falan…biz anlardık bizim için ölür ve öldürürdü de!

(NOT:
Ele el değer de anlarsın,
Göze göz değer de…
Ya söze söz değerse
Anlarmısın söyle bana!
Anlarmısın!)





17 Temmuz 2012

"Kâfir bile giryan oluyor şimdi bu hale"




Şimdi artık herşeyi alabilmek mümkün, istediğini alıp giyebilirsin,takıp takıştırabiliirsin, boyayabilirsin kendini boydan boya, herşey bir tık ötede, market alışverişin, giyimin-kuşamın, piyangon, taksitin, faturan, biletin, okul aile dostların, onların serüvenleri, nerde ne zıkkımlanmışlar en son nerede görülmüşler… kırmızı güllü, kandil tebrikleri, düğün davetiyeleri, hayırlı ve sitemli sözler… aşk acısı çekenlerin dramatik ve pek içli söylemleri, kahırlı sitemleri, ünlülerden seçme; ahlaki pek insani , erdemi muhafazaya dikkat çeken söz demetleri, ah etmeler vah etmeler, altı çizilmiş kitap cümleleri, toplumsal sorumluluk serzenişleri, pek mühim günlerin hatırlatılma, uyarılma, uyandırılma görüntüleri, tepkliyiz feveranları, karükatürler, sövgüler, övgüler, milli ve dini kurtuluş söylevleri, kim kime ne demişler, son dakika ünlemleri, ay şurda şu meret indirimde reklamları, hayattan yakınanlar, geberiyorum sosyallikten aha da fotoğrafları diyenler, arayanlar, arananlar, bulup da bunayanlar, bulamayıp da kendinden geçenler, dine sarılanlar, dinden imandan çıkanlar, makamdan makama zıplayanlar, tayin bekleyenler, ayrılıktan kan kusan arabeskler, sözde delikanlılar, özde edepli, iffetli zülayhalar, aşktan biçare mecnunlar, özlü söz manyakları, takipte ısrarlı modern dikizciler, aklı fikri yerinde crazy griller, top-forma manyakları, klavye delikanlıları………hepsi hepsi bir tık ötede…

Bak ben de öyleyim mesela…tüm bunlar gibi…

Yalancı değil ama yalandanım işte…



(NOT: Alışveriş yaparken; bu değil diyorum, ı ıhh hiç lazım değil, yahut nerde giyer kullanırım ki, ya da hah belki alınır ama ne lazım şimdi, veya ooo ben daha iyisini yaparım, veyahut ehh belki ama bu paraya değmez diyorum…dolayısıyla hiçbişey almıyorum…

yani açıkta kalmayacak kadar.....

Bi de şu yeme-içme olayını ortadan kaldırsam ya da sırf suya indirgeyebilsem…

yani ölmeyecek kadar....

Sanırım sonrasında başka bir boyutta yaşamaya devam etmem gerekecek (!)

O değilde şuaralar favorim Magnum karadut-böğürtlen :) )



16 Temmuz 2012

gece benim ay benim...

Abrakadabra diyorum duvara!

Ve hatta açıl susam açıl !

Beton aynı beton

Demir aynı demir

Sabah aynı sabah!

Aynı nizam

aynı safda her fikir.



08 Temmuz 2012

-SAKAT DİYALOGLAR 2-



-ne kadar da yorgunsun!

-Değilim! dedi adam,

Beklerim!

Adam zamanları şaşırıyordu,

Adam mekanları,

Yakını-uzağı, düşü gerçeği karıştırıyordu!

Oysa beklenen uğramış,

Ve çoktan yol almıştı yeniden sonsuza…

Ne yazıktı;

hayat piyangomuydu ki amortiyle avunsundu insan!

Ne yazıktı;

“şirvan hoyratı”yla başlayan kader şimdi cevrediyordu...



(NOT: Niye böyle bir şey yaparlardı bilinmez ama Sümerler zamanında ciğer falı bakılırdı, kesilen (adak) hayvanın ciğeri yarılarak çeşitli tahminlerde bulunulurdu (günümüze ulaşan fal metinlerinden (sümerce yazılı tabletlerden) biliyoruz bunu)…demek ki ne? Bir ton tanrısı da olsa, zavallı insan oldum olası geleceği meraktan alamamış kendini(!) Diyorum ki; ben ölünce ciğerim ikiye yarılıp bir bakılsın acep ne çıkacak, baş ucuma yazılsın….)



Meze:


01 Temmuz 2012

beş sıfır beş

Topraktan geliyor olmanın gururuyla toprakta kaybolmak…

Toprağa girip üstünü kapatmak gibi bişey aslında ona bulanmak ve bürünmek…

Bi gün daha ağarıyor…gözüm aydın(!)

Tam da hazır parmak uçlarım hassasiyetini kaybetmişken çamurun zerreciklerinden,

şimdi pencereye dönüp bakıyor ve karşıda duran yüksek çatının ucuna takılıyor gözüm… orada oturup bi sigara içmeyi düşlüyorum ...sonra bir sigara daha….

ve uyuma vakti...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...