23 Temmuz 2012

Tanrıdan gelen yüce Kut...


Sevebilmek doğuştan gelen, çoğu kez de kalıtımsal bir yetenektir…
Bi adamın, bi kadının bi çocuğu, bi bebeği sevişinden sevebilme yeteneğini de, nasıl seveceğini de tahmin edebilirsin iyi izle!
Hem sonra nasıl dokunuyor, acıtarak mı seviyor, ciğeri mi yarılıyor severken…
Ve o sevme esnasında sesine kulak kesil…nasıl oluyor ses tonu, ya hitabı, nasıl hitap ediyor…böyle bilinmedik kendince hitaplar uyduran bişeydir sevgi! kişiye göre türetir onu insan ve derinden biyerden fışkırır işte….
Sevme yeteneği doğuştan geldiği gibi aynı zamanda aile içerisinde gelşimini tamamlayan bişeydir…bakın etrafınıza sevmeyi beceremiyen insanlara…onlar sevilmemiştir ki sevmenin şeklini bilip uygulayabilsinler! İş size kaldıysa çok geç olmuştur artık…ne öğretebilirsiniz ne öğrettiğinizi sandığınız şeyin karşılığını beklemeyebilirsiniz…
Biz olmadık şeyler için de dayak yerdik ve lakin sevilirdik de, hitapları vardı babamızın;
En.çok da “ana kızım” derdi başımızı okşarken, bi de ağlardı öyle heye yoka…ilk karneye, ilk karalanılan resme, ilk yazılan şiire falan…biz anlardık bizim için ölür ve öldürürdü de!

(NOT:
Ele el değer de anlarsın,
Göze göz değer de…
Ya söze söz değerse
Anlarmısın söyle bana!
Anlarmısın!)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...