19 Ağustos 2012

ara sıra bazı...

Şimdi kader sırf öyle istiyor diye;

Günü doğurmuyorum ben maviye…folik asit de içmiyorum artık, demir de umrumda değil…zırhlı görünmek de!

Tanrıya sığındım, yokluğu verene…!

Şimdi kader öyle istiyor diye soruları sandığa kaldırıyorum, meeeeeeeee…liyorum ardından umutların, inanıyorum, ablak bir keklik gibi avlanıyorum tüm mahsum sebeplere….

Yoklukta israfsız sözlere tav oluyorum…telepatik cümleler çınlıyor kulaklarımda, ben susuyorum, duyuyormusun! İtaatkar ve “efendim” buyurun diye saygıyla açıyorum her telefonu, ardından basıyorum küfrü…sanırım birileri beni arıyor yokluğumda..

Düşlüyorum,önceden düşlenmiş her kareyi…donduruyorum…sevgiyle boğuyorum her sarıyı her filizi, her şiiri…memnuniyetle…..

Ve şimdi öyle istiyor diye kader “niye!” demiyorum mesela, imanla sebepsiz tapınıyorum her doğruya…mantığı olmaz diyorlar herşeyin; zavallı leylayı düşünüyorum, zavallı ferhatı işte daha biçok mağduru….kemiklerin toprakta buluşması hikayesine ağlıyorum, beyaz atlı (delikanlı) prensin beyaz düşlerine… Kafdağını aşan kahramanın Kaz dağındaki sarı kıza olan aşkını düşlüyorum (yok ben hikayeleri karıştırıyorum)……

Ben insanları da karıştırıyorum ki sorma…!

Kusurabakma connect olamıyor duygular bazen kilometrelere..

Şimdi kader öyle istiyor diye içime kaçıyor sesim, boşlukta bir çaresizim!

Ve kader şimdi sırf zırvalıyor diye sen de inanıyormusun yani tüm bu söylediklerime!




2 yorum:

  1. Kaygan bir zeminde akrobasi yapar gibi cümlelerin bile bir mantığı vardır bu bayram sabahında. Bir tebessüm her şeye değer masumiyet karinesinde. Sadece bir tebessüm.. Çünkü bugün bayram. Sevinsin çocuklar, yeşersin masum duygular..

    *Bayramınızı kutmuyorum...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...