21 Eylül 2012

bir imansızın dilinden.....




Peyami Safa; “Aşk inanmanın şiiridir” diyor bir yerde...
(kulağa hoş geliyor..fakat bazı şairler; sadece epik yazarlar(!))  Hoş başka şeyler de söylüyor  bu konuda  Safa ama burası yeri değil! 
İnanmak!……
Tümüyle itaat etmek, koşulsuz teslimiyet !…
İnanmanın yolu ise sorgulamaktan geçer…
sorgulamak için de öncelikle şüphe etmek (!), didişmek kendinle, kafa tutmak…
ve sonra …sonrası malum işte:münafıklığın lüzumu yok(!)




5 yorum:

  1. inanmak kuşkuların esiri olmamak demektir. inanmak kalbin şiarıdır. Kalpte yaşanır, kalpte yeşerir, kalpte meyve verir.. Eğer aşk ise bunun adı, bencillikten uzak durmalı, yoksa aşk nefrete götürür. Aysa aşk dostluğa götürmelidir. Dostluk vegi, şefkat ve merhametin barındığı yerdir.

    YanıtlaSil
  2. Teslimiyetin sonu ölümdür. Öldüm, dirildim. Bi daha mı? Tövbe...

    YanıtlaSil
  3. AVRAM;
    ben de tanrı olsam en çok tevbe edenleri sınardım ;)

    YanıtlaSil
  4. Bir kişi yüzünden herkesi siktir etmemek gerekir hayatından.direk gitmesi gerekene söylenmeli bu sözler.çünkü odur yıllardır susan seni rencide etmemek için,konuşmasına izin vermediğin,ona bile savunmacı davrandığın.o kişidir doğru söylediği için dokuz köyden kovulan.odur senin dipsiz kuyundan sana ses veren kardeşim...

    YanıtlaSil
  5. (bazen siktir ol git!dese biri gidemezsin;zamanı geldiğini düşünen gider...)
    hayatta herkes aynı çizgiden start almaz, alsa da fiziki, ruhi hatta genetik donanımı aynı değildir...aynı yolu koşsan aynı taşları göremiyeceksindir...görsen aynı tepkiyi veremiyeceksindir!senin için sırdan olan bi başkası için güçtür, dramatiktir..vahimdir, aykırıdır genetiğine!ya da senin için zor olan bi başkasının en iyi yapabildiği şeydir, hayata tutunuş nedenidir kimbilir...insanların deneyime bağlı ve yaradılıştan gelen doğruları vardır...bazılarına ağız dolusu bağırsa da evren,kulaklarını tıkayıp yoluna devam edecektir....böyleleri yakınmaz ve imdat dilenmez..herkes kendi doğrusu için yaşar, mutlak doğruyu ise aynaya bakıp iç hesaplaşmasında fısıldar...bazıları susturmaz aslında, siz onun kararlığını, ikna edemiyeceğinizi bilir susarsınız! ağız dolusu söyleyeceklerinizi susturan(!) hangi kardeştir ki o, şimdi sizi yazmaya cesaretlendirmiş...bence hangi gerekçeyle susulduysa onuncu köyde o gerekçeyle susulmaya devam edilmelidir kardeşim(!)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...