30 Ekim 2012

...dedi bir bilen-3




Bazı müzikler sözsüz olmalı, bazı şiirler sessiz okunmalı, bazı dertler derinde kalmalı……
Unutma bazı görüntüler içerden güzel, dışarıdan çirkindir; bırak artık alt yazı geçmeyi….!






24 Ekim 2012

isterim...

(Yer:Ayvalık-Eski Rum evleri..)
Belki ondan hiçbir zaman lüks(!), havuzlu, içinde her haltı mevcut kocaman siteleri, manzaralı, gösterişli evleri sevemedim...
Kapısını açınca bir parça küf , yaşanmışlık kokmalı.. içinde insanı mutlu eden bir sevimlilik olmalı; mesela gıcırdayan merdiveni, döküldükçe altından farklı renkler çıkan duvarları, banyosunda kurnası, enteresan renkte bir yağlı boya ile boyanmış tahta gömme dolabı .....
Oturduğun yerden hergün yeni bir ayrıntısını keşfetmelisin evin...kah tavanın yüksekliğine, pencerenin pervazına, kapnın koluna, kah yerdeki taş döşemeye takılmalı gözün...
Bahçesi de aynı yaşanmışlığı hissettirmeli insana; bilmem kaç yaşında bir ağaç, bir köşede artık ağaçlaşmış bir gül, adını bilmediğin bitkiler, evvelce birilerince ekilmiş ve zamanı geldiğinde kendiliğinden açıp seni şaşırtan, mevsimi ayıktıran, bikaç kök kasımpatı, çiğdem ve hatta melisa ve leylak...toprağı eskimiş olmalı bahçenin, bi köşesinde yerelması çıkmalı, azıcık reyhan ve bir yerinde yaşlanmış nar yahut ayva ya da mürdüm eriği ağacı...belki bir köşesinde de hani çok da ışık almayan, örümceklerin ağ yaptığı, pek de ayak basılmayan bir yerinde çalılar içinde bakınca seni gülümseten böğürtlenler olmalı...
böyle bir evde yaşamalı,
böyle bir evi yaşatmalıyım, kendi hikayemi katarak...

bazen düşlediğini yaşamak pahalıya mal olur insana(!), 
istemekse bedava!...


23 Ekim 2012

tarihi sual



Eski yunan hariç berisini bilirim de, çok bileniniz varsa(!) uyarsın--
taaa ilk çağlardan beri insanlık, kaya kabartmalarında, duvar resimlerinde, çanağında çömleğinde, heykelinde, mimarisinde, alet edavatında, süsünde püsünde; korkularını, başarısını, yenilgisini, inancını, hakimiyetini, özetle günlük yaşamını betimlemiş de niçin bir “regl” sahnesi tasviri, imgesi yok hiçbir yerde…niçin her şeye bir tanrı uyduran insan bir “dismenore” Tanrıçası edinememiş kendine! Yoksa kadının acıyı örtbas etme ya da  utanma duygusu insanlığın tanrı arayışından önce mi peydahlanmış(!)



22 Ekim 2012

rüya...



Bazen biçok duyguyu bir gün içine sığdırır insan…asıl yaşaman gerekeni başka anlara ertelersin…öyle bigündü işte …
 Susması güzel, konuşması güzel, bakması güzel, dinlemesi güzel bigünün tüm zamanlara hakim olabilme ihtimalini düşünerek, düşleyerek  geçer diğer günler…
Ve belki bir ömür! Kim bilir….!

18 Ekim 2012

"Killing Me Softly"


Bir mevsimi uğurluyor,
bir ölüyü defneder gibi…
yağmur yağıyor bizim buraya gözüm,
yağmur yağıyor sarıya, yaprağa…
sabra , umuda…
akla, hayale…

Yarılıyor merhametten gök,
sığmıyor toprağa hüzün.






(Günden Not:Doğruyu kandırmak marifet gerektirmez; yiyorsa üçkağıtçıyı dolandır, katile pusu kur, yalancıyı inandır, zalime zulmet! dedi bir bilen...)


13 Ekim 2012

Sana Zahmet..


Bana olası düşler kurdur dostum...
konaklayalım,
bereketsiz topraklar yurdumuz olsun....
Bana olası düşler kurdur,
soyunalım,
heykelimizi diksinler
sevdanın  ücrasına..
Savaş de savaşalım,
oluk oluk
çizelim resmini cesaretin...
Bana düşler kurdur,
soldan sağa 3 adım
kimsesiz gezegenlere çıkalım..
bana olası düşler kurdur dostum,
gidelim dönmeyelim
varalım bulmayalım
görüp kör
dokunup taş olalım...
Bana olası düşler kurdur dostum
yere göğe sığmayalım...


(beni bunla,, buna gömün-1)



(Günden Notlar:
-haberleri  gazete ve netten okurum..Epeydir çizgi film kanalları izlediğimdendir
bilmiyorum nekadar zamandır dönüyor bu reklam ama meşhur A.A'nın  konut projesi reklam filmine denk geldim bugün..(hani evinizin hemen yanında ormanda at bindiğiniz reklam :)...sanırım herif tarih yazacağını düşünüyor...oysa tarih psikopatları, canileri, zalimleri, en boktan işler yapanları da yazar! becerdiğin haltın niteliği önemli...güzel fikir,en iyisi ol (!)

-bu sigaraları makinalar mı sarıyor! Haaa ondan uçup gidiyor havaya böyle samimiyetsiz, böyle çabuk, böyle tatsız...)



10 Ekim 2012

sanki...


Sanki önsözünü yazmaktayım bir ömrün...

Teşekkür ederim size, size de ve size, en çok da size.......
okuduklarınızın en ilginci olmayacaktır mutlak,
fakat bir savaşın öyküsü değildir artık bu ,ne de kabullenişin....
Müstehzi bir susuşun hikayesidir ....
Mubarek olsun.
armağanımdır size..


08 Ekim 2012

...dedi bir bilen-2



-Düşündün mü hiç;  hep aynı küçük kalabalıkta, hep aynı suratlarda boğulmaktasın! Yazmak için, yeni hikayelere, yeni yüzlere tahammül etmeli!
-Nasılsa her hikaye tanıdık....Ne tahammüle, ne zehirlenmeye, ne de roman yazmaya niyetim var! ....
dedi öteki...


(...ve sonbahar!!! hayranlık duyulan bir eseri izler gibi, heyecan ve tutkuyla....)


05 Ekim 2012

.....burdan köye yol olur...


Sen en derin acılarını içine akıtırken hani dışardan gördükleriyle yetinsinler diye susarken, saklamak değil de belki anlar birileri diye beklerken...yani onlar yokken; sen ayakta durmaya çalışıp eve geldiğinde bir can havliyle hıçkıra hıçkıra gömülürken yatağa, ağrılı saatlerde ...acılı saatlerde hep bir başınayken...birlikte olunulan saatlerde gözlerinden hüzün süzülürken, sen alırken-verirken kendi kendine, göğüslerken hayatı yani yakınmazken ...şimdi ağrın da acın da, mutsuzluğun da  dışarıya taşıyorken, artık gizleyebilme yeteneğini de yitirmişken, yahut gerek duymazken, umursamazken....yaralarını sarmayıp gizlenmezken korkusuzca; bir bakarsın herkes kahramanı kesilmiş senin hayatının, bir bakarsın açıktaki yaranı deşiyorlar...akıl vereni, fırsat bu fırsatken öğüt vereni, ben sana demiştim diyeni, herşeye bir bahanen vardı diyeni, yapma canına yazıktır diyeni, iyi düşün diyeni, ah ben önceden de seziyordum ama susuyordum diyeni, inatçısın, sen hep yanlıştın artık doğru bişey yapmalıyız diyeni, kendini düşün diyeni oluvermişler...
Nerdeydiniz, hangi kuma gömülüydü başınız!
Nerdeydiniz ulan bugüne  kadar  ey Allahtan korkmazlar!
bırakın yaram açık enfekte olsun!
Yargılamak...akıl vermek...eleştirmek...sonuna gelinmiş bir yolun , yolunu göstermek...en ucuzu en mutluluk vereni, en temizi değil mi işin!
Kimilerine ayakta liğme liğme olup dik dururken ölmek yaraşır, kimilerine başı eğik saniyelik bir ölüm!
aldınız alacağınızı ve gördünüz göreceğinizi,
siiiiiiiktirin gidin, dağılın şimdi!!!!



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...