05 Ekim 2012

.....burdan köye yol olur...


Sen en derin acılarını içine akıtırken hani dışardan gördükleriyle yetinsinler diye susarken, saklamak değil de belki anlar birileri diye beklerken...yani onlar yokken; sen ayakta durmaya çalışıp eve geldiğinde bir can havliyle hıçkıra hıçkıra gömülürken yatağa, ağrılı saatlerde ...acılı saatlerde hep bir başınayken...birlikte olunulan saatlerde gözlerinden hüzün süzülürken, sen alırken-verirken kendi kendine, göğüslerken hayatı yani yakınmazken ...şimdi ağrın da acın da, mutsuzluğun da  dışarıya taşıyorken, artık gizleyebilme yeteneğini de yitirmişken, yahut gerek duymazken, umursamazken....yaralarını sarmayıp gizlenmezken korkusuzca; bir bakarsın herkes kahramanı kesilmiş senin hayatının, bir bakarsın açıktaki yaranı deşiyorlar...akıl vereni, fırsat bu fırsatken öğüt vereni, ben sana demiştim diyeni, herşeye bir bahanen vardı diyeni, yapma canına yazıktır diyeni, iyi düşün diyeni, ah ben önceden de seziyordum ama susuyordum diyeni, inatçısın, sen hep yanlıştın artık doğru bişey yapmalıyız diyeni, kendini düşün diyeni oluvermişler...
Nerdeydiniz, hangi kuma gömülüydü başınız!
Nerdeydiniz ulan bugüne  kadar  ey Allahtan korkmazlar!
bırakın yaram açık enfekte olsun!
Yargılamak...akıl vermek...eleştirmek...sonuna gelinmiş bir yolun , yolunu göstermek...en ucuzu en mutluluk vereni, en temizi değil mi işin!
Kimilerine ayakta liğme liğme olup dik dururken ölmek yaraşır, kimilerine başı eğik saniyelik bir ölüm!
aldınız alacağınızı ve gördünüz göreceğinizi,
siiiiiiiktirin gidin, dağılın şimdi!!!!



1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...