15 Mart 2013

ciddi



Açtım perdeyi baktım viran..
bi fırtna ki sorma!
sokak bildiğin o sokak, sağda her zamanki; kıçı 1 m. dışarıda park edilmiş kırmızı vosvos, az ilerde bir kadın, sıkıca tutuyor havalanan küçük kızın elini …sağ tarafta çıplak ağaçlar parkı..
Haaaa! Kırmızı! Kırmızı demişken;yarın…
tamam ceket kırmızı, elbise kısa ve siyah, saçlar tepeden örülecek de…ya sonrası…çorap kesinlikle siyah ve kalın…ulan gümüş rengi takı uymuyor ceketin düğmesi altııııııın rengiiiiiiiii! ya kırmızı taşlı kolye? Oyy baba çıka! ağır ve göz yorucu! ya küpe, o ne olacak şimdi? Yoksa sadece yaka iğnesi, halka küpe, kırmızı ruj, siyah çizme, siyah çanta …ulan çanta küçük mü olsa büyük mü(bak bu çok önemli(!), gözlük? Siyah mı kırmızı mı…vay bu aynayı bulanın ecdadını!
Oysa öyle mi hayat! Çek altına botu, giy salopetini, sür gözüne siyahını…(fakat o gideceğin yere gitme.. )
Allahtan kimseye vekil mekil değilim J işin içine temsil(iyet) girdimi bütün mesaiyi aynaya harcıyacağım demekki…
(haaa anladım(mı) şimdi “kadın” ondan hep geç kalıyormu’ş’ meğer hayatın özüne(!)






2 yorum:

  1. geç kalmak..
    bazen hiç gelmeyecekmiş gibi oluyor..ama bir bakıyorsun hiç beklemediğin anda tam hayatı kalbinden vuruyor..

    Saygı ile..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ve hayatın özünü mü yakalıyor :) peki..
      saygı ve hürmet benden.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...