29 Nisan 2013

dedim ölorum diorlar viral ...



Ne meşktendir ne aşktan
Ne bir davanın sönmeyecek hırsından
Ne dünya derdindendir
Ne can havlinden...

Soylu bir acının
hüzünden peydahlı
rahminde büyümekteyim...



(Not: geçen dolmuşta karşı koltuktaydı, başta tanıyamadım, eğilip, cama çevirdiği yüzüne baktım.."O kadın"! Hani kuyudan arta kalan! Üstünde lacivert bi döpyes, saçları dağınıkça toplanmış tepede, etek boyu diz altı, dudağında narçiçeği ruj, ayaklarında topuklu pabuçlar...pabucun burnunda pabuçtan büyük lacivert kocaman bi çiçek...
dedim nerelerdesin, bu ne hal? 
kaşının biri kalkık, dedi-" nooldu yakıştıramadın mı!" 
dedim- yok estağfurullah(!)...falanca partinin filanca yerinin kadın kolu başkanı yapmışlar kendilerini, gülümsedim...dedim başka adam mı bulamadılar! 
dedi- "yok, bilhassa beni arıyorlarmış(!) "
dedim Allah zeval vermesin o halde o partiye, zatalinizin yüzüne baksın(!)
cevap vermedi kendileri...
bi süre sonra şöföre seslendi
-"meclis dikmen kapısında inecek var...!"
hey Allahım ne günlere kaldık....)







25 Nisan 2013

içerde üşüyor insan...




Leylaklar açmış bak ne güzel anne, hava nasıl güneşli, içerde üşüyor insan…
Ve çimler… toprak ne güzel anne…insanın toprağa uzanası geliyor ve hiç kalkmıyası… güneş vursa, yağmur yağsa ve bir yaprak gibi toprağa gömülerek, kaybolabilirmi insan sence anne…
Sustu…
O zaten böyle sorulara hiç cevap vermezdi.








23 Nisan 2013

dokunuş


Düşün!
Ki düşünmektir
Tüm işin
Ve belki
Tek dokunuştur
Kesiştiği yerde
Her düşün!




(Bir ad düşün!/Seslenemediğin /bir odadadan diğerine...
 Bir ses düşün!/Duyamadığın / titreyişini...
 Bir yeşil düşün!/Göremediğin /kırağı çaldığını…)











11 Nisan 2013

ZIRVA



Dilsiz  gülüşlerin
ezgisiydi sokağın düşü,
düşledik!
çığlıkları boy verdi gençliğimizin,
İzledik !
geçmişimiz  sızıyordu
kör bir dehlizin
nefessiz gecesine,
süzüldük!
bir çalım bakışa
Bir of deyişe ..
Terk ettik
Biz o şehri,
Ayak izlerimize
gömüldük!
Ta ki bozduk oyunu
Ta ki
Kor çember
alevden
geçtik ,
Dayandık kapılarına
Fikrin
Anladık!
ziyandı kelimeler
Çocuktuk!
Dönmezdi dilimiz
Sarardı yürek koftiye
Biz bu yüzden
İşte
bu
Kıçı kırık
cümleleri…
bıraktık!




burda hava ...


Sanırım bahar ya da Ankara’nın soğuk, lüzumsuz havası ruhuma öyle bi işledi ki, türlü huylar peydahlandı (halk arasında mevsimsel “depresyon”mu diyorlar sevmiyorum ben o kelimeyi) Bugün tam 6 kup dondurma yedim (her kupda en az 2 koca top olduğunu düşünürseniz!) …
çilekleri özenle doğramış, üstüne sade dondurmayı koymuş sonra  çılgınlar gibi yemişim.. yemişim.. yemişim ve mesut olmuşum…



08 Nisan 2013

durum..



Bazen savaş vermek için
Öylece durmak da yeter
Dimdik ve ayakta!
Fakat
Düşün
Balçıktan bir zaman içinde
Çırpın
Çırpın
Batmaktasın…






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...