19 Şubat 2014

KALAN...


3 yıldır Alzaymırdı…artık oğlunu ağabeyi, beni gördüğündeyse kızı yada  uzak bir akraba sanıyordu…son zamanlarda, kabloların tamamen koptuğu dönemde ise  adıyla seslendiğimde uzaklara kapıya bakıyor üstüne alınmıyordu..hep minik çocuklar yaşıyordu odasındaki halı desenlerinin üzerinde, yemek tabağının içinde… yahut birileri oturuyordu boş koltukta, sabaha kadar avazı çıktığı kadar bağırıyor anne ve babasına gelip kendini almaları için yalvarıyordu…hep gitmek istediği bir konak vardı çocukluğunun geçtiği ve kendini bekleyenler…90 yaşlarındaydı, son 3 aydır yatalak ve 35-40 kiloya düşmüştü…rahat, ehlikeyf  ve şaşalı bir hayat yaşamıştı…aklı başında olduğu müddetce acıttı, üzdü insanları.. belki iyi bir anne de olamadı, iyi bir eş, iyi bir kayınvalide, iyi bir nine de değildi…
Vasiyeti memleketine gömülmekti…götürüldü…yarın eşinin yanına gömülecek…ve sorulacak “nasıl bilirdiniz!”.  Acaba kaç insan hiç takılmadan iç huzuruyla “iyi bilirdik” diyebilecek…
Bende sevgiyle anacağım hatıraları olmasa da , her hediyeye gösterdiğim özenle saklayacaklarım var ona dair..
(Bana 15-18 yaşlarında hediye ettiği akik-gümüş kolye-yüzük, kaşkol, pembe fincan takımları ve sukabağı bebek…)
Ölümünü duyunca iki damla yaş geldi gözümden nedenini bilmediğim…

Ölmek..hiçbir zaman kötü bir fikir olmadı oysa benim için…
O ölümden hep çok korktu, ölümü ise organlarının artık tamamen işlevlerini yitirdiği noktada onun için kurtuluştu.

Bana “kahve tiryakiliğini miras bıraktı…
“kahve yemenden gelir, bülbül çimenden….” dizelerini..

Bizde küçük sevimli çocukları severken “nenen öle!” derler…
Lilinin “Büyü Nene” si babannem vefat etti bugün..
Nenem öldü!

Tanrı ona merhamet etsin…
Helvayı çok severdi, derdi ki “ ben ölende helvanın malzemesini çok koyun, fıstığı yağı çok olsun…” dediği gibi yapıp dağıtacağım.…
Bir de kahve gönderdim mezarına dökülsün diye…son ikramım…

İnsan bişeyin özeti…
Ölüm yakın ya da uzak ne fark eder …
İnsan bi amaç için yaratıldı ve bir amaç için yaşardı…
Onun da bir sebebi vardı elbet…üstüne düşeni yaşadı ve yaşattı…!
La faile illallah...

Yıllar önce söz vermiştim ben yaptıracak ve üstüne yazdıracaktım mezar taşının…
Sonra vaz geçtim belki o taşırdı ama ben taşıyamazdım o ağır taşın yükünü ;

“…Günün birinde ölüverdi. Biri onun için “geberdi” dedi. Biri “hortlasın” dedi. Biri “toprak nasıl kabul edecek?” dedi. Biri “kendi gitti, ruhu aramızdan ayrılmayacak” dedi. Biri,

“Ne kendi eyledi rahat
 Ne verdi gayre huzur,
 Yıkıldı gitti cihandan,
 Dayansın ehli kubur”

dedi.
Biri “bu kötü insanın çok iyi iki oğlu vardır, onların gönlü hoş olsun diye cenazesine gitmek isterdim.Ancak okadar kötüdür ki çocuklarının iyiliğini bile unutturuyor” dedi.
Biri de “Üzküru mevtaküm bilhayır” (ölülerinizi hayırla anınız) dedi. Buna karşılık olarak biri de “o bizim mevtamız değil ki hayırla analım!” dedi. (Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu- 8-Mart-1945)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...