02 Mart 2014

tebdil-i mekan..



   Sabahları Eskişehir Yolunda küfretme limitimi doldurup günlük trafik maceralarımı yaşadıktan, M.yazıcıoğlu cad. ışıklarında ard arda 2 Sabuha dinledikten sonra başlıyor gün …bomboş mekanda tanıdık tek şey,  beyaz açelyam ve beyaz porselen kedim.. …bakma sen bana ben zaten hiç bir mekanı sahiplenemedim…
   Manzarası çok iyi değil; karşıki ofiste mola verip balkona çıkan ve 2 köy satmışcasına sigarayı ciğerlerine çeken temizlikçi kadını ve hep aynı saatlerde sokaktan geçen Kızılderili adamı izlemek tek eğlencem …bi de arada mandıra arabası geçiyor…”bilmem ne Mandıra”…hep dalıp gittiğimde, vakitsizce geçiyor!
(Yok, öyle ıssız bi yer değil, benim gözlerim sadece bunları seçiyor...)
Bütün hayat hikayesini 2 güne sığdıran E30.. "abla  lisede yüzüne bakmadıklarımızın hepsi şimdi prenses olmuş" diyor, gülemiyorsun da…boş ver olum bunları sen sudoku çöz, ha bide bi bol köpüklü çek bakiim bana  diyorum…
sonra gelen giden falan filan…
ve gün bitiyor…

artık daha çok uyuyor daha az düşünüyorum…


(Not: Alzaymır riski sıradan birine göre 2-3 kat olan biri olarak şöyle bir yokladım kendimi, bigün herşey uçup gittiğinde en çok neyi unutmaktan korkarsın? ve hadi unuttun diyelim kim hatırlatacak sana!…)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...