21 Ekim 2015

siyah




Gecenin bilmediğim bir dilde
Dingin ve huzur dolu bi ninisi var…







01 Ekim 2015

yeniden... (sıktıkca cellat kemendi..)




Uzun hikayeleri sevmem masal sevimliliği yoktur fakat masallar da düş kurdurur insana bilirsin ki tehlikeli...

Ama hikayeler masallar gibi mutlu yahut mutsuz bir sonla bitmek zorunda değiller, hele bir de kısaysalar ve uzansanız tutacak gibi oluyorsanız kahramanları... belkide en güzel yanları biyerlerde hala yaşanıyor olma ihtimalleri...siz de öyle dinleyin!
Bu hikaye aslında anlatılmaya başlanalı çook uzun zaman oldu fakat sizi ilgilendiren kısmı henüz yeni, çok birşey kaçırmadınız yani.
Hikaye bi çarşıda geçiyor ve herşey bi karakterin kendi dünyasından hareketle dış dünyayı algılaması ve yorumlamasıyla kaleme dökülüyor. Dökülüyor ki siz orayı dünyanın ta öbür ucu sanasınız diye...Silik ama anlatıcının yoktan illede oldurma inadında can bulan birçok karakter okuyacaksınız...
görüşürüz...





NOT:
1-Bi halk şiiri der ki;
("Şu derenin geveni 
Geven sarmış bedeni 
Paşadan emir gelmiş 
Seven alsın seveni" )

2-Benden bişey :her tekkeyi bekleyen çorbayı içebiliyor mu sanıyorsun!
 Ama bazen de dönüş zamanı insan kendini ödüllendirebiliyor bir kase "şarlot"la...kreması bedene,Çilekli jölesi ruha iyi geliyor haftada bir ...


3-Mesela hep aynı noktada dileniyor o adam, 2 adım ileri 2 adım geri..avcunu sana uzattığında elinde siraladığı bozuklukları görüyorsun, sanki para üstü verecek gibi ..)








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...